Görmesem daha iyiydi
Seni orada o gece
Aradan yıllar geçti
Silinmedin hafızamdan
Her gece yeni bir geceydi
Seni görene kadar
Birer birer çıktılar
Yerlerinden hatıralar hatıralarrr unutulmaz
Duygularıma esir oluyorum seni görünce
İnsan bin keremi yanıyor bir kere sevince
Ruh bedenden ayrılıyor çekimine girdi
Bir kere daha yandım ama canım gördüğüme sevindim
Her gece yeni bir geceydi
Seni görene kadar
Birer birer çıktılar
Yerlerinden hatıralar hatıralarrr unutulmaz
Duygularıma esir oluyorum seni görünce
İnsan bin keremi yanıyor bir kere sevince
Ruh bedenden ayrılıyor çekimine girdi
Bin kere daha yanarım sana canım gördüğüme sevindim
Duygularıma esir oluyorum seni görünce
İnsan bin keremi yanıyor bir kere sevince
Ruh bedenden ayrılıyor çekimine girdi
Bir kere daha yandım ama canım gördüğüme sevindim
31 Ekim 2010 Pazar
29 Ekim 2010 Cuma
hep aradım hep hiç bitmeyen bi enerjiyle. tıpkı seni aradığım gibi o kadar çabam, çırpınmam sonuç vermedi bi ara durdum dinlendim sonra yine ve yine yok olmadı bulamadım denedim. aklıma gelen herşeyi ama olmadı sonra bi gün yani bu gün hiç beklemediğim bi anda dururken kendi elimle bile olmazzken buldum ewet buldum hala inanamıyorum ama buldum. kendi kendime sözwermiştim hep onu bulduğumda seni de bulacaktım.
bu gece onu buldum ama sen ya sen? senidemi oluruna bıraksam bi gün hiç beklemediğim bir anda öylece durup dururken gelir misin bana? ben hiçbişey yapmamışken?
artık yapmak istemiyorum zaten. I'm tired now(Tiersen 1997, monochrome).
bu gece onu buldum ama sen ya sen? senidemi oluruna bıraksam bi gün hiç beklemediğim bir anda öylece durup dururken gelir misin bana? ben hiçbişey yapmamışken?
artık yapmak istemiyorum zaten. I'm tired now(Tiersen 1997, monochrome).
21 Ekim 2010 Perşembe
20 Ekim 2010 Çarşamba
AŞIK OLMADAN BİR DÜŞÜN!
Evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksin...
Sokaga firlayacaksin...
Sokaklar da dar gelecek...
Tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...
Birileri sana bir seyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan saglik."
"Yasamak güzel."
"Bos ver, her sey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksin...
Göz yaslarindan etrafi göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarinda ölmek isteyecek
kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarin kiyamet kopacakmis" deseler basini kaldirip Ne
dedin?" diye sormayacaksin...
Yalniz kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak...
Ikisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittigin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksin...
Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese,kaçacaksin...
Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için direneceksin...
Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
Hiçbir sey oyalamayacak seni...
Ilaçlara siginacaksin...
Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren...
Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek... Bogazin dügümlenecek,
dinleyemeyeceksin... Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahi iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç günes dogmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çikana sarilmak isteyeceksin
Nafile...
Düsüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin...
Her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin...
Telefonun çalmasini bekleyeceksin...
Aramayacagini bile bile...
Her çaldiginda yüregin agzina gelecek...
Aglamakli konusacaksin arayanlarla...
Yüregin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir sey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutusacaksin...
Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için nefret edeceksin...
Yasadigin sehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerlesmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu...
Bu umut seni gitmekten alikoyacak...
Gel gitler içinde yasayacaksin...
Buna yasamak denirse...
Razi misin bütün bunlara...?
Hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde asik olabilirsin
Can Dündar |
Sokaga firlayacaksin...
Sokaklar da dar gelecek...
Tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...
Birileri sana bir seyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan saglik."
"Yasamak güzel."
"Bos ver, her sey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksin...
Göz yaslarindan etrafi göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarinda ölmek isteyecek
kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarin kiyamet kopacakmis" deseler basini kaldirip Ne
dedin?" diye sormayacaksin...
Yalniz kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak...
Ikisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittigin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksin...
Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese,kaçacaksin...
Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için direneceksin...
Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
Hiçbir sey oyalamayacak seni...
Ilaçlara siginacaksin...
Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren...
Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek... Bogazin dügümlenecek,
dinleyemeyeceksin... Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahi iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç günes dogmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çikana sarilmak isteyeceksin
Nafile...
Düsüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin...
Her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin...
Telefonun çalmasini bekleyeceksin...
Aramayacagini bile bile...
Her çaldiginda yüregin agzina gelecek...
Aglamakli konusacaksin arayanlarla...
Yüregin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir sey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutusacaksin...
Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için nefret edeceksin...
Yasadigin sehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerlesmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu...
Bu umut seni gitmekten alikoyacak...
Gel gitler içinde yasayacaksin...
Buna yasamak denirse...
Razi misin bütün bunlara...?
Hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde asik olabilirsin
Can Dündar |
2 Ağustos 2010 Pazartesi
veda etmek neden bu kadar zor
umrunda olmadığını bile bile bu kadar çaba niye?
kimi neyi rahatlatmya çalışıyorum anlamıyorum.
neden böyle yapıyorum ? kendime ciddi anlamda mana veremiyorum
bitti yani bitti kabul et artık en nefret ettiğin cümle ama yapacak bişey cidden yok
en son damlaya kadar içtin yaladın kalmadı yok işte yok anlasana
algılayamıyorsun değil mi? yok ne demek bilmiyorsun çünkü
ya da biliyorsun ama işine gelmiyor mazoşistsin sen kızım üzülmek hoşuna gidiyor bunu kabul etmekte bir şeydir. yine iki kişiymiş gibi konuşmaya başladım.
sil ve bitsin hadi lütfen yapabilirsin hadi ama!!!!!!!!!!!!!
umrunda olmadığını bile bile bu kadar çaba niye?
kimi neyi rahatlatmya çalışıyorum anlamıyorum.
neden böyle yapıyorum ? kendime ciddi anlamda mana veremiyorum
bitti yani bitti kabul et artık en nefret ettiğin cümle ama yapacak bişey cidden yok
en son damlaya kadar içtin yaladın kalmadı yok işte yok anlasana
algılayamıyorsun değil mi? yok ne demek bilmiyorsun çünkü
ya da biliyorsun ama işine gelmiyor mazoşistsin sen kızım üzülmek hoşuna gidiyor bunu kabul etmekte bir şeydir. yine iki kişiymiş gibi konuşmaya başladım.
sil ve bitsin hadi lütfen yapabilirsin hadi ama!!!!!!!!!!!!!
29 Temmuz 2010 Perşembe
FOOD INC.
1)u can vote to change this system.
three times a day.
2)buy from companies treat
workers, animals and the environment with respect
3)when you go to the supermarket,
choose foods that are in season
buy foods that are organic
know what is in your food
read label
know what you buy
4)the average meal travels 1500 mile from the farm to the supermarket
buy foods that are grown locally
shop at farmers markets
plant a garden
5)cook a meal with your family and eat together
6)everyone has a right to healthy food
make sure your farmers market take food stamps
ask your school board to provide healthy school lunches
the FDA and USDA are supposed to project you and your family
tell congress to enforce food safety standards and re-intraduce kevin's law
if you say grace ask for food that will keep us. and the planet healthy
you can change the world with every bite
hungry for change?
three times a day.
2)buy from companies treat
workers, animals and the environment with respect
3)when you go to the supermarket,
choose foods that are in season
buy foods that are organic
know what is in your food
read label
know what you buy
4)the average meal travels 1500 mile from the farm to the supermarket
buy foods that are grown locally
shop at farmers markets
plant a garden
5)cook a meal with your family and eat together
6)everyone has a right to healthy food
make sure your farmers market take food stamps
ask your school board to provide healthy school lunches
the FDA and USDA are supposed to project you and your family
tell congress to enforce food safety standards and re-intraduce kevin's law
if you say grace ask for food that will keep us. and the planet healthy
you can change the world with every bite
hungry for change?
Etiketler:
belgesel,
food inc.,
gıda,
if ankara 2010,
istanbul film festivali 2010,
ntv
Kaydol:
Yorumlar (Atom)