9 Nisan 2011 Cumartesi
2 Nisan 2011 Cumartesi
Bazı şehirleri özlemek, tek gözlü bir odaya toplaşıp, annenin yaptığı sıcak tarhana çorbasıyla ısınmayı özlemek gibidir.
O şehirlerin sokakları, annenin ellerine benzer. Ağrıdan çatlayacak gibi duran alnını okşar durur gecenin bir yarısında. Annelerin duası varsa, şehirlerin de duası vardır mırıldanıp durduğu.
Bu baş ağrılarım beni öldürecek biliyor musun?
Kalk Kudüs’e gidelim..
Allah şehrine gidelim. Allah bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına. Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça.
Tarhana çorbası içer gibi içimize çekelim, gökyüzünde yaratılıp yeryüzüne indirilen bu şehrin sokaklarını. Kudüs’ün bulutlarından tespih yapıp “subhanallah” çekelim.
Peygamber sükunetine erelim şehrin sokaklarında. Tur’a çıkalım.
Bağıralım boğazımızı yırtarcasına; “Rabbimiz biz de aşk ehliyiz bize de yüzünü göster!”
Tur Dağı paramparça olsun, kalbimiz paramparça olsun aşktan.
Kalk Kudüs’e gidelim..
Yahya peygamberin yanında büyüsün çocuklar.
Elleri taş tutacak yaşa gelsin. Kalpleri aşk tutacak yaşa.
Sokaklarına atalım kendimizi. Adımızı söyleyelim kontrol noktalarında.
Horlanalım, ezilelim, bekleyelim saatlerce. Vazgeçmeyelim inatla.
Kalk Kudüs’e gidelim..
Çöp bidonlarının arasında dolaşalım.
Bak şu küçük çocuk var ya vuracaklar onu! Hani babasının arkasında duran.
Başını babasının sırtına dayayan çocuk. İşte o!
Vuracaklar birazdan onu. Çöp bidonlarının arasında dolaşalım.
Endişe etme çocukların kalbine değen kurşunlar sekmezler hiçbir yere.
Mescide gidelim. Yıkılacaksa üzerimize yıkılsın boşver.
Sen elimi sıkı tut korkma. Mescide gidelim.
Bir bayram namazı kılalım şehirle birlikte. Zekeriya’nın yanında saf tutalım. Ve Musa’nın ve İsa’nın ve Yakup’un.
Bekle birazdan Ömer de gelir buralara. Şu beyaz sakallı adamı görüyor musun?
İşte onun tekerlekli sandalyesini itelim birlikte. Nereye gitmek isterse oraya.
Hayfa’dan aldığımız portakalları ikram edelim, o çok sever.
Birlikte Zeytindağı’na çıkalım şehre bakalım doya doya.
Kalk Kudüs’e gidelim sevgilim…
Allah bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına.
Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça…
Tarık Tufan
O şehirlerin sokakları, annenin ellerine benzer. Ağrıdan çatlayacak gibi duran alnını okşar durur gecenin bir yarısında. Annelerin duası varsa, şehirlerin de duası vardır mırıldanıp durduğu.
Bu baş ağrılarım beni öldürecek biliyor musun?
Kalk Kudüs’e gidelim..
Allah şehrine gidelim. Allah bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına. Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça.
Tarhana çorbası içer gibi içimize çekelim, gökyüzünde yaratılıp yeryüzüne indirilen bu şehrin sokaklarını. Kudüs’ün bulutlarından tespih yapıp “subhanallah” çekelim.
Peygamber sükunetine erelim şehrin sokaklarında. Tur’a çıkalım.
Bağıralım boğazımızı yırtarcasına; “Rabbimiz biz de aşk ehliyiz bize de yüzünü göster!”
Tur Dağı paramparça olsun, kalbimiz paramparça olsun aşktan.
Kalk Kudüs’e gidelim..
Yahya peygamberin yanında büyüsün çocuklar.
Elleri taş tutacak yaşa gelsin. Kalpleri aşk tutacak yaşa.
Sokaklarına atalım kendimizi. Adımızı söyleyelim kontrol noktalarında.
Horlanalım, ezilelim, bekleyelim saatlerce. Vazgeçmeyelim inatla.
Kalk Kudüs’e gidelim..
Çöp bidonlarının arasında dolaşalım.
Bak şu küçük çocuk var ya vuracaklar onu! Hani babasının arkasında duran.
Başını babasının sırtına dayayan çocuk. İşte o!
Vuracaklar birazdan onu. Çöp bidonlarının arasında dolaşalım.
Endişe etme çocukların kalbine değen kurşunlar sekmezler hiçbir yere.
Mescide gidelim. Yıkılacaksa üzerimize yıkılsın boşver.
Sen elimi sıkı tut korkma. Mescide gidelim.
Bir bayram namazı kılalım şehirle birlikte. Zekeriya’nın yanında saf tutalım. Ve Musa’nın ve İsa’nın ve Yakup’un.
Bekle birazdan Ömer de gelir buralara. Şu beyaz sakallı adamı görüyor musun?
İşte onun tekerlekli sandalyesini itelim birlikte. Nereye gitmek isterse oraya.
Hayfa’dan aldığımız portakalları ikram edelim, o çok sever.
Birlikte Zeytindağı’na çıkalım şehre bakalım doya doya.
Kalk Kudüs’e gidelim sevgilim…
Allah bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına.
Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça…
Tarık Tufan
Etiketler:
kudüs,
tarık tufan kalk kudüs'e gidelim
18 Şubat 2011 Cuma
KARIŞMIŞ
Bir gün
Yıllar sonra
Hüzün kaplarsa yüreğini
Sebepli ya da sebepsiz
Ve aklına gelirse hatıralar
İlk önce baharı düşün
Ilık esintilerle dolu baharı
Hayatın canlandığı mevsimi
Bir ağacın uyandığını yakasında yeşillerle
Umudun tazelendiği günü düşün
Ve beni
Bir de beni düşün…
“Beni biri öyle sevdi ki…” de içinden
Gülümse
Ama yaşlanmasın gözlerin
Hele ki yıkanmasın yanakların
Sakın…
Sadece gülümse
“Keşke” de deme sakın
“Öyle olması gerekiyordu”
“İmkânsızdı”
“Zaten ben sevmemiştim”
“Sadece yüreğim karışmıştı…” de
Böylelikle fazla takılmazsın
Bir gülücük de böyle atarsın maziye
Ama sen unutma yine de demeyi;
Beni biri öyle sevdi ki…
Yıllar sonra
Hüzün kaplarsa yüreğini
Sebepli ya da sebepsiz
Ve aklına gelirse hatıralar
İlk önce baharı düşün
Ilık esintilerle dolu baharı
Hayatın canlandığı mevsimi
Bir ağacın uyandığını yakasında yeşillerle
Umudun tazelendiği günü düşün
Ve beni
Bir de beni düşün…
“Beni biri öyle sevdi ki…” de içinden
Gülümse
Ama yaşlanmasın gözlerin
Hele ki yıkanmasın yanakların
Sakın…
Sadece gülümse
“Keşke” de deme sakın
“Öyle olması gerekiyordu”
“İmkânsızdı”
“Zaten ben sevmemiştim”
“Sadece yüreğim karışmıştı…” de
Böylelikle fazla takılmazsın
Bir gülücük de böyle atarsın maziye
Ama sen unutma yine de demeyi;
Beni biri öyle sevdi ki…
sahi… bu kaçıncı bahar?..
ebru yaşar seçen 2010
bahar
17 Şubat 2011 Perşembe
LULLABY IN YIDDISH
detaylı bilgi için tıklayın
http://ayakustusacmaliklar.blogspot.com/2010/01/jam-tari-tari-tari-tari-tari-tari-tari.html
14 Şubat 2011 Pazartesi
Unutma !
Unutma ! bir gün öleceksin.
Unutma ! rızkı veren Allah.
Unutma ! hayır bildiklerinde şer, şer bildiklerinde hayır vardır.
Unutma ! elemlerin yok olmasında lezzet vardır tıpkı lezzetlerin yok olmasında elem olduğu gibi.
Unutma ! herkes insan ve her insan hata yapar.
Unutma ! hayat sana uzun gelebilir ama aslında varlık yolculuğunda bir andan ibarettir.
Unutma ! ne kadar kasarsan kas, herşey olacağına varır.
ve unutma ki ! bazen unutabilmek sana verilmiş en büyük lütuftur.
orjinal metin için tıklayın
12 Şubat 2011 Cumartesi
GAZEL
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı
Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı
Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
Değildim ben sana mail sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı
Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı
Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı
Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
Değildim ben sana mail sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı
Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Fuzûlî
bundan sonra herşeyin rengi siyah olmalı bence
yine bir savaştan yenik ayrıldık blogcum tahminler herzamanki gibi şaşmadı beklentiler; şu %1.küsürlerde olan umuttan ses seda yok. hayat neden beni bir kere olsun şaşırtmıyor? tek şey yolunda gitse mesela. ne kadar narin olduğumu bilmesine rağmen neden beni bu kadar hırpalıyor? altından kalkamayacağım yükler omuzumda.daha işe girişmeden beyinen yıpranıyorum ki ben.
çok çaresizim be blog şaştım kaldım durdum düşündüm yapamadım ne zamana kadar böyle devam ederim bilmiyorum ya da edebilirim
oyunu kurallarına göre oynayamıyorum ben çünkü oyun adil değil benden hep bir şeyler gidiyor ama yerine gelen yok tükenmek üzereyim
hayattan hiç bir zaman mucize beklemeyeceksin hayat felsefen bu olmalı ''no miracle'' hatta bir şeyler tıkırında giderse 'nasıl ya?' deyip düşüneceksin. bu işin içinden ancak böyle sıyrılabilirsin yoksa
çok çaresizim be blog şaştım kaldım durdum düşündüm yapamadım ne zamana kadar böyle devam ederim bilmiyorum ya da edebilirim
oyunu kurallarına göre oynayamıyorum ben çünkü oyun adil değil benden hep bir şeyler gidiyor ama yerine gelen yok tükenmek üzereyim
hayattan hiç bir zaman mucize beklemeyeceksin hayat felsefen bu olmalı ''no miracle'' hatta bir şeyler tıkırında giderse 'nasıl ya?' deyip düşüneceksin. bu işin içinden ancak böyle sıyrılabilirsin yoksa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
