28 Ekim 2013 Pazartesi

# Eğer sen olmasan #


# Hayat mutsuz kalırdı #


# Ben de TARDIS'siz
Dr. Who olurdum #


# Fitilsiz bir mum #


# Crick'siz bir Watson #


# Boğazsız bir kazak olurdum #


# Peyniri olmayan makarna #


# Wozniak'ı olmayan Jobs olurdum #


# Hesap makinesinde bulamayacağın
üslerin bulunduğu... #


# Üstel denklemler
çözüyor olurdum #


# Bulması da çok zor olurdu #


# Bombasız bir atom olurdum #


# Com'u olmayan bir nokta #


# Ve muhtemelen hâlâ
annemle yaşardım #


# Ve muhtemelen hâlâ
annesiyle yaşardı #


# Seninle tanıştığımdan beri
dünyamı tersine çevirdin #


# Tüm hayallerim ve
umutlarımı sen destekledin #


# Sanki sen Uranyum-235
ve ben Uranyum-238 #


# Neredeyse ayrılamaz izotoplarız #


# Hayalini bile kuramazdım #


# Hayatımın böyle güzel olacağının #


# Seninle #


# Tanışmadan önce #


# Bernadette #


# Eğer sen olmasan #


# Hayat dertli olurdu #


# Ben sicimsiz
sicim teorisi #


# 1'i olmayan
binary kod #


# Elektron silahsız
katot ışını lambası olurdum #


# Joss Whedon'sız Firefly,
Buffy ve Avengers olurdum #

# Daha çok Klingonca konuşur #

# Heghlu'meH QaQ jajvam #


# Ve kesinlikle hâlâ
annesiyle yaşardı #


# Seninle tanıştığımdan beri #


# Dünyamı tersine çevirdin #


# Hem en iyi arkadaşım
hem de tek aşkımsın #


# Değişen elektrik ve
manyetik alanlar gibiyiz #


# Biri olmadan #


# Diğeri de olmaz #


# Hayalini bile kuramazdım #


# Hayatımın böyle güzel olacağının #


# Seninle tanışmadan önce #


# Bernadette #


# Hayalini bile kuramazdık #


# Hayatlarımızın böyle
güzel olacağının #


# Seninle tanışmadan önce #

# Bernadette #




(Bonnie ve Clyde
Thelma ve Louise)

27 Ekim 2013 Pazar

Küb'ün buraya gelmiş olması çok iyi diil mi? uyanıp yataktan kalkınca arka odadaki kapıyı tıklatıp 'sende uyandın mı?' diye sormak güzelmiş. kahvaltıyı leptopla başbaşa yapmamak da, zile basınca kapıyı birisinin açması da. sonra bu küçük mutluluklar polimerize olup, yüz kaslarımın halkın 'gülümseme' olarak tabir ettiği şekli almasına sebebiyet veriyor.  :) ki bu da her gün somurtan bir insan için iyi bir şey.

hep bu saatlerde nerede o gündüzki nikbinlik derdim ama şimdi de bir iyimserlik hali var. hayret! sanırım kendi küçük dünyamdan çıkmayı başardım. (en azından bu gecelik). okuduğum tweet
(Bir genel problemimiz de Goca Rabbimin yarattığı bereketli dünyada yaşamaktansa kendi yarattığımız küçük dünyalarda yaşamayı tercih etmek...)  
etkili oldu galiba.

18 Eylül 2013 Çarşamba


"Rahman ve Rahim
(olan) Allah'ın adıyla."


"Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?"

"Ve yükünü kaldırıp atmadık mı?"

"Öylesine yük ki çökertmişti belini."

"Senin şânını yüceltmedik mi?"

"Muhakkak ki her güçlükle berâber bir kolaylık vardır."

"Evet, şüphesiz her zorlukla beraber kolaylık vardır!."

"O halde boş kaldın mı, yine kalk, yorul."

"Ve ancak Rabbinden iste,
ona doğrul." (İnşirah Suresi)





Herkes bir ömür cennetin anahtarını aradı..
Bir hazine ya da bir kimya, bir iksir.
Mutluluğun sırrını
yanlış şeyde arıyorlar.
Orada olmadığı malumdur.
Bu hazineyi hayal edenler,
bu hayal ile hazineyi kaçırıyorlar.
Tüm bu mantık tek kelimeyle özetlenebilir:
ister buna "anahtar" deyin, ister "remz" (şifre)..
Ama hiç de öyle karmaşık değildir bu.
Yüce Allah (c.c); bu 'remz'i,
Hz. Musa'ya (a.s) bir kelimede söyledi:
Buyurdu: "Benim için sev.. Benim için buğz et."
İşte bundan ötürü, tüm
amellerin kabulünün remz'i "Velayet"tir.
Allah için sevmek..
Allah kimleri seviyorsa,
sen de onları seversin.
Allah'tan ötürü sevmek,
Allah için sevmek.
Kaş ve göz; dış görünüş için değil..
Hatta kendi gönlünüz için değil. Sadece Allah için!
Eğer sevginin mîzânı (kriteri) Allah olursa,
kimse sizi takdir etmese de, yine seversiniz.
Vefasızlık görseniz de,
doğru olanı yapmaya devam edersiniz.
Bu menzile varamayıp, yarı yolda kalanlar,
Allah için çalışmıyorlar.
Bu yolda Allah için ne kadar zorluk çekerseniz,
daha çok Allah'a yakınlaşırsınız.
"O'nun aşkının kimyasından,
bu kara yüzüm altın oluverdi."
"Evet; senin lütfunun mutluluğuyla,
toprak altın olur." (Hafız Şirazî)
İnsanların arayıp durduğu bu kimya, aşktır.
Gerisi çer-çöptür. Şimdi, azizlerim,
neden bu sözü söylediler anlayacağız:
"Eğer, okuduklarınız bizimkiyle aynıysa,
yırtıp atın kitaplarınızı..!"
Çünkü, aşk ilmi, hiçbir kitapta yazmaz!



via Tala va Mas

16 Mayıs 2013 Perşembe

gemi

Ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin 
Ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisin 
Ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var, deliyim 
Ah, düşlerim kaldı, yalnızım, düşlerim kaldı, deliyim 

Kime sorsam dönüşüm yok, nereye gitsem mavi 
Yelkenimde deli rüzgâr, her yanım tuz, deliyim 

Ah, yaralı kalbin, yanıp gidecek yaralı kalbin, delisin 
Ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisin 
Ah, deniz olayım, tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim 
Ah, ne yelken ne yel, köpüklerde kaybolayım, deliyim 

Kime sorsam dönüşüm yok, her gemi biraz deniz 
Her yanım mavi, her yanım yel, her yanım tuz, deliyim

10 Mayıs 2013 Cuma

bırakmadım

küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk
o profilde görünen kitaplar var ya blog hemen sayfanın sağında çıkan kitaplardan bahsediyorum hıh! işte onlar. Onlar artık  yok onların olduğu o güzelim oda da artık yok. hayallerde yok derya deniz o insanda yok eskiye dair ne varsa artık hiçbiri yok her şey değişti hiçbir şey hatıranlarındaki gibi değil artık hayallerindeki gibi de olamayacak çünkü yok! hayatı gerçekleri var ölüm var şaşkınlıklar var vicdan azapları ve inkarlar var en çok hayret var ama ve hayallerimin yıkılışında ortaya çıkan kulağımı sağır eden ses. inanmak istemiyorum!